2008 yılında gözlemleyebileceğiniz en büyük ve en parlak dolunay için 12 Aralık Cuma gecesi tüm hazırlıklarınızı yapmaya başlayın. Cuma gecesi dolunay, diğer dolunaylara göre %30 daha parlak ve %14 daha büyük gözlemlenebilecek.
Bilgisayar başında, hatta internette fazla vakit geçiriyor ve bir zamandan sonra yeni birşeyler arıyorsanız, değişiklik olsun diyerek biraz mola vermek, kafa dağıtmak isterseniz, aşağıda tanıtılan mini oyunlardan size uygun bir tanesini bulacağınıza eminim. Fazla yazıyla uğraşmadan ben direk tanımlara geçeyim
Flash Element TD :
[NNG=/img/flash_element_td.png]Flash Element TD[/NNG] Oyun genel olarak savunma stratejisi üzerine kurulu. Hava ve kara saldırılarına karşı; 3 temel düzey ve 3 gelişmiş olmak üzere, toplam 6 farklı, çeşitli saldırı kabiliyetine sahip kule türleri ile, belirli bir alan içerisinde savunma yaparak, yaratıkların çıkışa gitmesine engel olmak üzerine kurulu bir oyundur kendileri…
Oyunun oynanışından bahsedecek olursak; .: Her bölüm öncesi planlamanızı yaptıktan sonra “Next Level” butonuna basmanız ile bölüm başlar, .: Bölüm ile ilgili bilgilendirmeleri sol alttaki olay penceresinin üstünde kırmızı çerçeve içinde görebilirsiniz, .: Yaratıkların can seviyelerini görebilmek için “Space” tuşunu kullanabilirsiniz, .: Kulelerin atak gücünü üzerlerine tıkladıktan sonra sağ tarafta çıkan “Upgrade” butonu ile altın karşılığı arttırabilirsiniz, .: Farenizi sağdaki kule butonlarının üstüne getirdiğinizde üstlerinde özelliklerine erişebilirsiniz, .: Küçük bir bilgi; [6, 13, 19, 26, 32] Hızlı, [8, 17, 27] Hava Saldırısı, [10, 21, 32] Güçlü, [11, 22, 33] Boss bölümleridir...
Daha fazla uzatmadan, oynayarak öğrenmek için buraya tıklayarak oyunu oynayabilirsiniz…
Kırmızı Kare :
[NNG=/img/kirmizi_kare.png]Kırmızı Kare[/NNG] Uzun yıllardan beri neredeyse tüm forumlarda reklamı yapılan, rekor kırmak için sabahlamalara neden olan bir oyun. El-Göz koordinasyonunuzu test edebilmeniz için idealdir.
Oyunun oynanışı oldukça basittir; tek yapmanız gereken kırmızı kutucuğun üstüne tıklamanız, bırakmadan ve diğer kutulara değdirmeden kutucuğu kaçırmanız. Bir zamandan sonra kendinize göre kısa yollar yaratmaya ve kaçış planı hazırlamaya başlıyorsunuz. Tam bir bağımlılık yapan olan kutu oyununa erişmek için buraya tıklayınız…
[NNG=/img/studivz_k.jpg]StudiVZ[/NNG] Facebook aşağı Feacebook yukarı bahsedip duruyorum, Yahoyt.Com'da ki haberi görünce listeye bir haber daha ekleyeyim dedim
Evet, başlıkta söz ettiğim gibi Facebook'un tasarımı tartışmalara yol açtı! Almanya'nın popüler arkadaşlık platformu StudiVZ, Facebook'un tasarımını farklı renkteki teması ile kullanınca Facebook için kazanç kaynağı oluşturdu...
Siteye göz atacak olursanız, sitenin giriş sayfasından çıkış sayfasına, neredeyse tüm site Facebook'u andırıyor. En belirgin fark ise, Alman arkadaşlık sitesi StudiVZ'in, Facebook'taki gibi mavi ve beyaz tonları yerine, kırmızı ve beyaz tonlarını kullanmış olması ve sitenin Almanca olması
Yahoyt.Com'da belirtildiği üzere, StudiVZ'in ardından tasarım konsunda, ülkesinin en çok kullanılan topluluk sitesi haline gelen Çinli klon Xiaonei'nin başı yanacağa benziyor...
Bu hafta içinde yeni tasarımına geçeceği varsayılan Facebook, kullanıcılara tasarımını tanıtmak, hataları gidermek amaçlı www.new.facebook.com adresinden yeni tasarımını görücüye çıkardı...
Yeni tasarımın özelliklerinden biraz söz edecek olursak; .: Profilde Kalabalık yaratan uygulamalar, albümler ve çeşitli bilgiler sekmelendirilerek kullanıcıya erişim kolaylığı sağlanmış, .: Bu sekmeler haricinde kendi sekmenizi yaratma imkanı sağlanmış, .: Anında görüntü paylaşımı için WebCam'inizi kullanarak görüntü alma imkanı sağlanmış, .: Kullanıcı Bilgileri alanı yenilenmiş ve üst menü değiştirilmiş, .: Kısaca kullancılarımız biraz daha siteyi rahat kullansınlar, düşüncesi ile bayağı bir değişiklik yapmışlar
Eh, ben ne kadar güzel olmuş desemde, pek çok kişiden olumsuz eleştiri alacağına eminim. Çünkü alışılmış pek değiştirilsin istenmez, değişikliklere önyargı ile yaklaşılır ama yeni tasarıma alışınca kimseden ses çıkmaz
Bu arada yukarıda da belirttiğim gibi görücüye çıkartmak amaçlı demo yayın yapılmakta olduğundan, bazı aksaklıklar ve hataların olması kaçınılmaz. Onun için bu bozuk diyip geçmeyiniz
... bir ekleme yapayım ...
Facebook'un yeni tasarımı ile ilgili gelişmeleri yakından takip etmek, olup biteni bide işin sahibinden öğrenmek için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz... Facebook Profile Previews Facebook Blog
her zamanki gibi resimlerimde isim sansürü uygulanmıştır...
Ne zamandır siteye Facebook'tan aldığım ekran görüntülerini atayım, Facebook ile ilgili bir iki kelime bir şeyler yazayım diyordum, ama fırsat bulamadığımdan kısmet bugüneymiş...
Facebook liderliğe oynamak, kullanıcı profilini evrenselleştirmek için olsa gerek, sitenin dil seçeneklerini olabildiğince yüksek tutmaya çalışıyor. Site için tamamen tercümeleri biten dillerden yararlanabilmek için sitenin girişindeki seçenekleri kullanabilirsiniz. Tamamen bitmemiş, İngilizce ile uyumlu bir şekilde kullanılabilsin diye tercümelere kırk takla attırılan dillerden yararlanmak için de Facebook destekli geliştirilen Translations adlı uygulamayı kullanabilirsiniz... Küçük bir not: Uygulama sayesinde, tamamlanan diller dahil Facebook'u belirtilen 89 dilde de kullanabilirsiniz
Fakat tüm dillerin birbirleri ile uyumluluğu pek söz konusu olmadığından, ortaya değişik görüntüler çıkarabiliyor Ben de Facebook'a genelde akşam üstü veya gece, kafa dağıtmak maksatlı, birşeylerle uğraşmak için göz attıyorum, ingilizce ile uğraşmayı her zaman çekemediğimden bende uygulamayı sonuna kadar sömürme taraftarıyım ve rahat durmayıp ortaya çıkan garipliklerin birkaçının ekran görüntüsünü almıştım paylaşayım dedim yazının özü buydu
Resimlerin büyük hallerini görmek için üzerlerine tıklayınız... Ekran görüntülerindeki isimler silinmiştir...
Ek olarak belirteyim ki bu çeviri yanlışlığı gibi gözüken hatalar ile ilgili Facebook çalışma içerisinde. Onlara yardımcı olmak için buradaki adresten istedikleri bilgileri onlara göndermeniz yeterli...
Bitti mi emrinize amade demiştim ve de kendileri tastamam ikisi bir arada olarak karşınızda
"Adadam akıllı takip ettiğim sitelerin listesini tutayım, lazım oldumu bir tıkla ulaşabileyim" diyerekten başladığım işin sonunda çok işlevli her siteye lazım bir "Takiptekiler" adıyla adlandırdığım admin kontrollü blok ortaya çıktı. İstediğiniz gibi sitelerin ismini, tanımını, adresini ve besleme adresini yazabileceğiniz, istediğiniz sırayla blokta yerini aldırabileceğiniz blok ortaya çıktı
Eh, bir işi yaparken başka işlere de zıplamasam olmazdı elime almışken besleme adreslerini kendi sitemden okutayım düşüncesi ile elde var olan MKPortal'ın içindeki, "Simplepie" besleme okuyucusunu site içerisinde rahat kullanılabilir halde getirdim.
MKPortal.it'de de tanıtım yaptım ve sanıyorum ki bu kadar tanıtım yeter indirip kurmak isteyenler için: İndir!
"Yunus S" isimli gemi ve 10 kişilik ekibiyle Doğu Akdeniz'de Kızıldeniz göçmeni olan deniz canlılarıyla ilgili araştırma yapmak üzere Lübnan'a gelen Öztürk, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, ilk kez Lübnan'da böyle bir çalışma yapmak üzere 5 Temmuzda İstanbul'dan yola çıktıklarını, 10 Temmuzda Türkiye karasularından ayrıldıklarını ve 4 gündür Lübnan'da denizde bilimsel çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
Lübnanlı bilim adamlarının da gemide çalıştıklarını ifade eden Öztürk, Akdeniz'in korunması ve sürdürülebilir balıkçılık için gereken verileri toplamak amacıyla bilimsel çalışmalarının çok önemli olduğunu ifade etti.
Temel hedeflerinin Akdeniz'in korunması ve Akdeniz'de sürdürülebilir balıkçılık olduğunu kaydeden Öztürk, ayrıca denizdeki petrol kirliliğinin önlenmesi için de çalıştıklarını söyledi.
Yunus S gemisinin modern cihaz ve sistemlerle donatılmış olduğunu ifade eden Öztürk, 3 bin metre derinlikten örnek alabildiklerini, bunları inceleyip sonuçları rapor halinde yayınlayacaklarını anlattı.
Geçen yıl Suriye'de benzer bir çalışma yaptıklarını belirten Öztürk, Doğu Akdeniz'in sadece politik anlamda değil, ekolojik anlamda da bir barış denizi olmasını istediklerini vurguladı.
Korunması gereken türlerin korunması için çaba sarf ettiklerini bildiren Öztürk, Akdeniz'in yeniden stratejik olarak değerlendirilmesi ve Akdeniz'de sürdürülebilir bir balıkçılılığın yapılması ve Akdeniz'in korunması için ülkelerin işbirliği yapması gerektiğini söyledi.
Çalışmalarından elde ettikleri ilk sonucun, bütün dünyada yaşanan küresel ısınmanın bir sonucu olduğunu kaydeden Öztürk, "İlk olarak şunu söyleyebiliriz; Akdeniz'de 400 metre derinlikte, son 20 yılda sıcaklığın yarım derece arttığını tespit ettik. Bu daha fazla egzotik yabancı türün Akdeniz'de bulunması demektir. Bu balıkçılığımızı, turizmimizi nasıl etkileyecek, bütün bunları bilmemiz için, bu araştırmamız önemli bir adım oluşturuyor" dedi.
Prof. Öztürk, Akdeniz'deki kaynakların sürdürülebilir olarak korunması ve adil şekilde dağıtılması için daha fazla araştırmaya ve bu nedenle daha fazla kaynak ve işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu da söyledi.
Öztürk, özellikle Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin çok uzun bir kıyısı bulunduğu için, bu konuda bölge ülkeleriyle ciddi bir işbirliği gerektiğini belirtti.
Araştırma ekibi yarın Suriye'ye geçerek burada incelemelerini sürdürecek.
[NNG=/img/izinsiz_msne_girmenin_cezasi.gif]İzinsiz MSN'e Girmenin Cezası: 5 Ay Hapis[/NNG] İstanbul’da, bir kişinin "MSN" ve "E-Posta" adreslerine girip, bilişim sistemindeki verileri bozarak, bu adreslere erişimi engellediği iddiasıyla yargılanan internet kafe işletmecisi Ferhan Kemal Ercan, 5 ay hapse çarptırıldı. Sanığın cezası, iyi hali nedeniyle 3 bin YTL para cezasına dönüştürüldü.
Şikayetçi Cansever Ceyhan, duruşmadaki ifadesinde Ercan’dan şikayetçi olduğunu belirterek, "bilirkişi raporlarında suçlu olduğu anlaşılan bu kişinin cezalandırılmasını istiyorum" dedi. Bilirkişi raporuna karşı bir diyeceğinin olup olmadığı sorulan sanık Ercan ise halka açık olan bir internet kafe işlettiğini ifade ederek, "Halktan gelip bu bilgisayarları kullanan çoktur" şeklinde konuştu.
Esas hakkındaki son mütalaasını veren Cumhuriyet Savcısı Emin Cevahiroğlu, sanık Ercan’ın, Ceyhan’a ait olan MSN adresine girerek bilişim sistemindeki verileri erişilemez hale getirdiğini söyleyerek, "Bilişim sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme" suçunu düzenleyen TCK’nın 244/2 maddesi gereğince 6 ay ile 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
Kararını açıklayan mahkeme ise sanık Ferhan Kemal Ercan’ı, "Cansever Ceyhan’a ait MSN, e-posta adresine girip, bilişim sistemindeki verilerini bozduğu, erişilemez hale getirdiği ve başka bir adrese göndererek suç işlediği" gerekçesiyle önce TCK’nın 244/2 maddesi uyarınca 6 ay hapse çarptırdı. Ercan’ın suçunu itiraf etmesi ve duruşmalardaki iyi halini göz önüne alan mahkeme daha sonra bu cezayı 5 ay hapse indirdi. Mahkeme, sanığın iyi hali yanı sıra geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumunu da dikkate alarak, verilen hapis cezasını da 3 bin YTL adli para cezasına dönüştürdü.
Avukat Parlak: "Karar iyi bir emsaldir"
Kararı değerlendiren avukat Cesim Parlak, bilişim alanında işlenen suçların, toplumda yeni oturmaya başlayan bilişim güvenliğini sağlamak için kanun koyucu tarafından düzenlendiğini söyledi.
"Bugüne kadar, bilişim alanındaki suçlar başlığında TCK’nın 244., 243. ve devam maddelerinin ihlali niteliğindeki eylemlerin, mağdurlarının bu konudaki müracaatı ve takibinin söz konusu olmadığı için uygulama alanı bulamadığını" ifade eden Parlak, çıkan kararın, iyi bir emsal oluşturduğunu, MSN’ine ve E-mail kayıtlarına rızası dışında girilen kişilerin suç duyurusunda bulunup bu işin takipçisi oldukları takdirde sonuca ulaşılabileceği ve bu işin suçlularının ceza alabileceğini söyledi.
[NNG=/img/tivo_youtube.gif]TiVo YouTube[/NNG] YouTube Amerikan milletinin televizyonuna girip ayağına kadar hizmet ediyor, kumandayı elden bırakmadan ister filmi, ister videoyu karşılarına getiriyor... Biz daha YouTube'ye giremiyoruz!...
TiVo isimli, TV yayınlarını kaydeden (videonun kasetsizi gibi bir şey) Amerikan icadı, artık geniş bant internet erişimine sahip olan kullanıcılarına YouTube seyri sunuyor.
Bu güne kadar Amazon Unbox'dan indirilen filmleri izletmekle yetinen TiVo, YouTube ile anlaşarak canlı internet video içeriği yayınlama işine de girişti. TiVo Series 3 ya da TiVo HD model cihazlara sahip olan kullanıcılar, YouTube'a ulaşıp beğendikleri videoları o koskocaman ekranlı televizyonlarında izleyebilecek ve sonra tekrar bulabilmek için işaretleyebilecekler. Ancak, video kaydetme seçeneği yok.
Böyle haberleri görüp de, kıskançlıktan yüzü yeşile çalar bir renk alan Türk kullanıcısının ise tek dileği var: 15 inçlik dandik bir monitörde de olsa YouTube'da video bakınmanın zevkini tekrar yaşayabilmek. Telekom Telekom duy sesimizi!
Entertainment Weekly, günlük kullanıma girmelerinden önce ne yaptığımızı hatırlamakta güçlük çektiğimiz 25 "yetişkin oyuncağı"nı bir araya getirmiş. Aralarında şöyle bir gezinmeye ne dersiniz?
Gameboy (1989): Elde tutulan ilk gerçek konsol. İki renkli minicik ekranı, komik ses efektlerine rağmen oynaması hala hastalıklı bir zevk veriyor.
Netscape Navigator (1994): Sörf mü? İnternet mi? Navigator çıkana kadar bu soruların cevapları genellikle "O da ne?" olarak alınıyordu. Bugün bildiğimiz anlamdaki web tarayıcılarına, Netscape Navigator önayak oldu. Hala kalbimizde ve Mozilla'mızda yaşıyor.
DVD Oynatıcı (1997): Özellikle VCD teknolojisinin yaygın olmadığı Batı ülkelerinde, o zamana kadarki en kaliteli görüntüleri sunan bu kayıt ortamını televizyonlara getiren cihaz inanılmaz tutuldu. En hızlı benimsenen tüketici elektroniği olma ünvanını taşıyor.
AutoTune (1997): Mankenleri bu yazılımla "şarkıcı" yapıyorlar. Hayatımızda, özellikle beyinlerimizin işitme merkezinde adeta oyarak yaptığı değişiklikler inkar edilemez.
Düz Ekran (1997): Bu da sevgili LCD'lerimizin, HDTV'lerimizin babası, gelecekteki OLED'lerimizin atası.
Polifonik Zil Tonu (1998): Berbat şekilde MIDI'ye dönüştürülen pop şarkılarına ve ağlayan bebek, geğiren kovboy, patlayan borazan gibi son derece rahatsız edici "gerçek sesli" cep telefonu zillerine yol açtılar. Bugün birinin telefonu çaldığında 10 kişi yerinden sıçrayabiliyorsa, polifonik cep telefonu zillerinin sayesindedir.
Napster (1999): İlk p2p paylaşma programlarından biri, belki de en ünlüsü. Şimdi BitTorrent'den yüksek tanımlı film indiriyorsak, Metallica ve RIAA'nın gazabını tek başına göğüsleyen bu küçük yazılım sayesindedir.
iPod (2001): Dünyanın en canı tatlı, en kolay bozulan ama en çok tanınan ve kullanılan taşınabilir mp3 çaları. Üstüne de, en az kendi kadar çok tanınan çevrimiçi müzik dükkanı iTunes. Neden Apple'ın yaptığı her şey fenomen oluyor?
Myspace (2003): Arkadaşlık/kendini sergileme siteleri Myspace'den önce de vardı, ama kimse amatör müzisyenlere Myspace'in gösterdiği şefkati göstermedi. "Grup/sanatçı" diye ayrı bir profil türü sunan Myspace, hala amatör müzik kaşiflerinin gözdelerinden. Türkiye gruplarını aratın, belki arkadaşınızın grubunu bile bulursunuz.
YouTube (2005): Ciddi soruyoruz, birbirimize her on dakikada bir video linki göndermediğimiz ve komik videolar kovalamadığımız zamanlarda nasıl yaşadığımızı hatırlayabilen var mı? (Gerçi Türkiye'de artık o zamanlar da unutulmaya başladı ama...)
yahoyt.com'dan alınmıştır... 25 Oyuncağın hepsini görmek için resime tıklayıp açılan animasyonu inceleyebilirsiniz...
Şu aralar ne kadar içimde ki bencillik duygusu artmaya çalışsa da yeni modül ile mkportal için şu ana kadar kullandıklarımı, yaptıkalrımı, yapacaklarımı site üzerinden paylaşmayı planlıyorm Malum php merakı ve oynayacak oyuncağım "MKPortal" olduğundan işler kolaylaşıyo ve üretim artıyor
Bu arada havamı atmak isterim ki "Mizan Mir'at" için grafik tasarımlarına atıldım, ilk deneme bannerını sitenin reklamlarında bulabilirsiniz
eh artık yeni modül ile tekrar karşınızda olma ümidi ile